Fikir Mülkiyetine Hayır Korsana Evet
Fikir Mülkiyetine Hayır Korsana Evet
Korsan kitaplar CDler DVDler ve duyduk ki birde korsan partisi bizim batımızda ortaya çıkıvermiş. Ben de korsanları tüketen birisi olduğum için merak ettim acaba bu korsan partisi nedir diye ummalı bir araştırmaya girdim. Bir de baktım ki iş çok farklı korsan diyince bizim aklımıza sağda solda duran yaklaşarak porno film satmaya çalışan tipler aklımıza geliyor. Ama bu internet dizi izlemek veya bir filmi indirip izlemek diye tanımlanan bir şey.
İnternetten müzik indirdiğinizde bir korsan oluyorsunuz. Bunun engellenmesi için 2000li yılların başından beri bir sürü iş çevriliyor. İlk önce Napster’ı mahkemeler arcılıyla para cezalarına çarptırarak kapattılar. Daha sonra yeni adımlar gelmeye devam etti. En son geçtiğimiz aylarda Priate Bay torrent hizmeti veren dünyanın en kalabalık üye nüfusuna sahip sitesi için bir takım mahkeme kararları çıkarttılar. Sahiplerine para cezaları ve hapis cezaları verdiler. işin ilginç tarafı İsveç yasalarına göre sunucularında hiçbir kayıt bulundurmadığı için suçsuz olan Pirate Bay’ın bir gecede yasa çıkartılarak suçlu konuma getirilmesi. Evet, bunun arkasında İsveç hükümetini zorlayarak bu yasaları çıkartan yapım şirketleri var. Bu noktada korsan partisi kendini tanımlamaya başlıyor.
Korsan Partisi “terör” ve “fikir mülkiyeti gaspı” bahane ederek insanların özgürlüklerinin kısıtlandığını düşünüyor. Burada oluşturulan patentlerle şirketlerin bunların yaratıcıları elinden aldığını uzun yıllar bunların üzerinden kar sağladıklarını söylüyorlar. Özellikle ilaç gibi toplumun faydasına sunulması gereken şeylerin lisans biçimlerinin değiştirilmesi halkın bu ilaçların formüllerini internet üzerinden elde edebilmeleri temel savundukları şeyler.
Burada özellikle toplum yararına olması hadisesi vurgulanıyor. Birde tabi bunu kendi güncel yaşantımıza tarttığımızda ise oluşan manzara şöyle; asgari ücretle çalışan bir insanın acaba ailesi ile sinemaya gitmesi ne kadara tutar diye bir teraziye koyduğumuzda ortaya çıkan rakam 70-80 TL. Gerçektende ücretine göre büyük bir rakam. Sevdiği şarkıcının veya filmin CDsini almak en kötü ihtimalle 12 TL. Bu rakamlarla bu insanların kültürel etkinliklere katılabilmesi söz konusu bile değil. Bir diğer taraftan özellikle basılan kitaplar için söylüyorum bunların her zaman büyük bir kısmı hologramı olmadan basılıyor. Yazarlar genel yayınevleri ile sattıkları kitabın yüzdesi üzerinden anlaştıkları düşünülürse ortadaki korsanlığın ne olduğu daha iyi tartışmak gerekiyor. Gerçekten bence mesele insanların emeğine saygı göstermek olduğuna ben inanmıyorum.
bununla ilgili ilginç buluduğum bir kaç kaynağı size veriyorum:
isveçteki korsan partisinin resmi sitesi manifestoları ingilizce çevirisi ve google translate türçesi [
Henüz türkçeye çevrilmemiş. Umarım işinizi görür. ]
hürriyetin haberi ve resim galerisi korsan parti ile ilgili şeyler
BBC türkiyenin haberi video olarak









